Gösterilen sonuçlar: 1 ile 6 ve 6
Like Tree5Likes
  • 3 Post By ShadowTrus
  • 1 Post By ShadowTrus
  • 1 Post By ShadowTrus
Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum!
  1. #1
    ShadowTrus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ShadowTrus isimli Üye şimdilik offline konumundadır Moderator
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    24
    Mesajlar
    527

    Post Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum!

    Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum!


    Merhaba, adım Osman. 30 yaşındayım. Konya’nın (adını vermek istemediğim) merkeze yakın bir köyünde yaşıyorum. Gelenek ve göreneklerine çok bağlı, muhafazakâr bir ailem var. Kadınlarımızın tümü kapalı, başörtülü ve türbanlıdır. Bir yıl önce amcamın oğlu ölünce, onun dul kalan karısı ile evlenmem için ailem bana baskı yapmaya başladı. Bizim geleneklerde bir kadın genç yaşta dul kalırsa, hele de çocuklu bir kadınsa, aile içinden bir erkekle evlendirilir. Kadının gözünün dışarda olmaması, kadına başka erkeklerin musallat olmaması içindir bu. Aileyi ve çocukları korumak içindir bir de. Ailemin bu kararına, ben sürekli olmaz desem de, sonunda babam evlenmezsem beni evlatlıktan ve mirasından reddedeceğini söyledi. Ben de mecburen kabul ettim. Oysa sevdiğim başka bir kız vardı ve bu yaşananlar sonucu beni terk etti.
    Amcaoğlunun ani gelişen hastalığı onu bizden ayırdı. Amcaoğlu ölmeden önce babama ve amcama, “Karıma, çocuklarıma sahip çıkın!” diye istekte bulunmuştu. Amcaoğlunun son isteği buydu. Babam ve amcam onun bu son isteğini kesin olarak yerine getirmek istiyordu. Yengemle aramızda önce imam nikâhı kıyılacaktı. Yengem iki kız çocuk annesi bir kadın. 39 yaşında, kara kalın kaşlı, hafif kilolu, orta boyludur. Pek güzel değildir. İki kızı var, 20 ve 16 yaşlarında. Yengemle (ki ben ona hep ‘Yenge!’ derdim) amcaoğlunun evliliği boyunca ilişkimiz son derece resmiydi. Ama bazen ona dikkatle baktığım da olurdu. Giydiği eteklerin, bluzların altında belli olan kalçaları, götü ve memeleri beni azdırırdı. Bizden birkaç sokak ötede küçük bir gecekonduda oturuyorlardı. Ama bizim eve sık sık gelip giderdi.
    Yengemle evleneceğim kesinleştikten sonra, bazı akşamlar aldığım birkaç öteberiyi bırakmak için kapısını çalıyordum. Yine böyle bir akşam kapısını çalıp, aldığım birkaç parça yiyeceği bırakmak istedim. Kapıyı yengem açtı. Elimdekileri mutfağa bırakmak için içeri geçtim. Bana, “Sana da böyle zahmet oluyor, sürekli bir şeyler getiriyorsun!” dedi. “Ne zahmeti!” dedim. Bana, çay yaptığını, beraber içmemizi teklif etti. “Olur!” dedim. Kızları evde yoktu. Banyoya geçip elimi yıkamak istedim. Ellerimi yıkarken kenarda duran kirli sepetinin kapağının altından bir şeyin sarktığını gördüm. Merak ettim. Kapağı kaldırınca kirli çamaşırların üzerinde, yengemin krem renkli sutyenini gördüm. Koca memeleri için bunu giyiyordu demek ki. Sutyeni burnuma götürüp kokladım. Memelerinin ucu sutyende iz yapmıştı ve belli oluyordu. Sutyenin altında kırmızı renkli, kenarları dantelli bir külot vardı. Bunu da elime aldım. Kokladım. Ter, sabun, sidik ve am kokuları birbirine karışmıştı. Külotun üzerinde birkaç kıl vardı. Bunlar yengemin amının kıllarıydı sanırım.
    Bu minik külot yengemin koca götünün anca yarısını kapatırdı. Benim kapalı, türbanlı yengemin böyle dantelli, işlemeli külotlar, sutyenler giydiğini bilmiyordum. Yarağımı çıkardım ve külotunu sikime sürtmeye başladım. Sutyeni de ağzıma götürmüş, meme ucunun izini yalıyor, öpüyordum. İnanılmaz zevk alıyordum o sırada. Kısa bir süre sonra boşalacağımı anladım ve kendime engel olmaya çalıştım, ama nafile. Büyük bir hışımla yengemin külotuna boşalmıştım. Artık yapacak bir şey yoktu. Yarağımdaki tüm dölleri külotuyla sildim. Şimdi bu minik kırmızı külot benim yapış yapış döllerimle kaplanmıştı. Açıkçası ne yapacağımı bilemedim, ama yapacak da bir şey yoktu. Sonuçta yengem benim karım olacaktı ve beni anlayacağını sanıyordum. Hem belki çamaşırları makineye atacağı için fark etmeyeceğini düşündüm. Külot ve sutyeni tekrar sepete attım.
    Odaya geçtim. Yengem mutfaktan demliklerle beraber geldi. Sehpanın üzerinde bardaklar ve bir tabak bisküvi vardı. Demlikleri yere koydu. Bardakları sıcak suyla çalkalayıp çayları doldururken tam önümde eğilmişti. Arkasında belli olan koca götünden gözlerimi alamıyordum. İçeriye girdiğim vakit üzerindeki uzun kollu ince kazağını çıkarmıştı. Gömleğinin üst düğmelerini kapatmamıştı ve başındaki türbanı ile gömleği arasından pamuk gibi beyaz koynu görünüyordu. Eğildiği zaman memelerinin çatalı belli oluyordu. Üzerinde uzun ve bol bir eteği vardı, gömlek üzerine dar geliyordu. Memeleri dar gömleğin altından dışarı fırlayacakmış gibiydi. Çayları doldurduktan sonra havadan sudan konuşmaya başladık. Birbirimize henüz isimlerimizle hitap etmiyor sadece ‘Sen’ diyorduk. Yengem bana karşı çekingen ve saygılı davranıyordu.
    Bu olaydan kısa süre sonra bir akşam evde aile içinde küçük bir tören yaptık. Nikâhımız kıyıldı. Daha sonra kadınlar ve erkekler ayrı ayrı oturduk. Kadınlar alt kata yengemin dairesine indiler. Daha önce orada kiracımız vardı, ama ben yengemle evleneceğim için kıracıyı çıkardık. Evde tadilat yapıp, yeni eşyalar aldık. Bundan sonra alt katta yengemle beraber oturacaktık. Gecekondudan çıkarmıştık onu.
    İlerleyen saatlerde misafirler gidince, babam, “Hadi oğlum, aşağı in, bekletme karını!” dedi. Sonra da adet yerini bulsun diye sırtıma bir yumruk indirdi. Annem ve yengemin kızları da o sırada yukarı gelmişlerdi. Annem de babam gibi, “Hadi oğlum, bekletme karını!” dedi, sonra da kulağıma, “İyi dölle şu karıyı da, ailemize bir erkek torun versin!” dedi. Bunu duyunca istemeden sikimin sertleştiğini hissettim. Evet, birazdan yengemi sikip dölleyecektim. O esnada yengemin büyük kızı Özge bana bakıyordu sürekli. Birazdan annesini sikecektim. Özge’nin dudaklarını ısırdığını gördüm. İtiraf etmeliyim ki, annesinin yerine onu sikmek isterdim. Özge dolgun hatlı, orta boylu, güzel bir kızdı. Giydiği mavi elbisesinin altında büyük ve dik memeleri belli oluyordu.
    Aşağı indim, yengem oturma odasında oturuyordu. Mor elbisesi vücudunu sarmıştı ve hatlarını belli ediyordu. Başında da yine mor renkli parlak türbanı vardı. Beni görünce biraz heyecanlandı. Yanına oturdum. Eline geçen akşam kına yakmışlardı. Bana değil yere bakıyordu. Ona, “Sen bana amcaoğlunun emanetisin! Bunu nasıl kabul ettiğimi ben de bilmiyorum!” deyince, bana bakmadan, “Töremiz böyle!” dedi. O her şeyi baştan kabul etmişti. Ben sessiz kaldım. Ardından elini tuttum, ayağa kalktım ve onu da kaldırıp içeriye, yatak odasına götürdüm.
    Çok heyecanlandı, ellerinin titrediğini hissediyordum. Odaya girince kapıyı kapadım. Bana, “Ben hazırlanayım, istersen sen dışarı çık!” dedi. Onu kırmak istemedim. Dışarı çıktım. Beş dakika kadar sonra kapıyı tıklatıp, “İçeri geleyim mi?” diye sordum. “Evet!” dediğini duyunca yavaşça kapıyı açıp içeri girdim. Işığı söndürmüştü ve içerisi karanlıktı. Kalın kadife perdeler nedeniyle sokak lambasının ışığı içeriye vurmuyordu. Bunun üzerine kapıyı açıp içerdeki banyonun lambasını yaktım. Şimdi içeriye loş bir ışık vuruyordu. Üzerimdekileri tek tek çıkardım ve tamamen çıplak kaldım. Yorganı kaldırıp yatağa girdim.
    Kolum yengemin vücuduna değince irkildi. Üzerine gecelik giymişti. Yavaşça yan döndüm ve onu yanaklarından öpmeye başladım. Ellerimi de vücudunda gezdiriyordum. Elimi geceliğinin içinden sokup kalçalarını avuçladım. Etli kalçalarına dokunan elim onu biraz ürpertti sanırım. Kalçaları pürüzsüzdü. Bakımlı bir kadın olduğu belliydi. Geceliğinin içine külot giymemişti. Elimle götünü okşamaya başladım. Göt yanaklarını sıkıyor, yoğuruyordum. Elimi amına atınca, “Iıhh!” diye bir ses çıkardı. Amını okşamaya başladım. Amı tertemiz ve kılsızdı. Ona, “Ağda mı yaptın?” diye sorunca, “Bu sabah temizledim!” dedi.
    Am dudakları etli ve büyüktü. Onları parmak uçlarımla sıkıyordum. Amının içine orta parmağımı sokup çıkarmaya başladım. Yengem hiç tepki vermiyordu. Ama amının sulandığını anladım. Amının içindeki parmağım ve elim su içinde kalmıştı. Diğer elimi de geceliğinin yakasından içeri soktum ve sutyensiz memelerini avuçlayıp sıkmaya başladım. Geceliğinin yakasını aşağı sıyırarak memelerini çıkardım. Memeleri büyük ve dolgundu, ama çocuk doğurduğundan, bir de yaşından dolayı sarkmışlardı. Meme uçlarını sıkıyor, dudaklarımla emiyordum. Ben küçük küçük ısırıklar atarken, yengemin hafif hafif inlediğini duyuyordum. Artık dayanacak halim kalmamıştı, “Bacaklarını aç!” dedim sessizce. Yengem belini havaya kaldırıp geceliğini yukarı sıyırdı. Ben de doğrulup açık bacaklarının arasında yerimi aldım. Yorganı üzerimden atınca, altımda geceliği beline kadar sıyrılmış ve bacakları iki yana açık yengemi gördüm.
    Yarağıma bakıyordu o esnada. Yarağım kazık gibi olmuş ve havaya doğru tüm haşmetiyle kalkmıştı. Dizlerimin üzerinde eğildim. Derken yarağımın kafası yavaş yavaş amından içeri doğru girmeye başlamıştı. Bu sırada yengemden,“Iığğh!” diye hafif bir inleme geldi. Yarağım amına girdikten sonra, önce yavaş yavaş içinde gidip gelmeye başladım. Ayaklarımla yataktan destek almış, onu misyoner pozisyonunda sikiyordum. Yengemden hiç ses çıkmıyor, kollarını iki yanına uzatmış öylece yatıyordu altımda. Yüzünü, yanaklarını, dudaklarını öpüyordum. Saçlarından hafif bir parfüm kokusu geliyordu. Memelerini emiyor, uçlarını hafif hafif ısırıyordum.
    Daha sonra hızlanmaya ve daha çok sokmaya başladım. Yengemin üzerinde gidip gelip, zevkten iniltiler çıkarırken, o sadece altımda yatıyordu. Karyola gıcırdamaya başlamıştı. Karyolayı nikâhtan önce beğenip almıştım. Pirinçten yapılma güzel bir karyolaydı. Amı amcaoğlu tarafından yıllardır sikildiği için ve çocuk doğurduğundan genişlemişti. İçine girip çıkarken zorlanmıyordum. Amının içi kaygan ve sıcaktı.
    Yengemin sessiz kalması beni daha da azdırmış ve sinirlendirmişti. Acaba yarağım ona küçük mü gelmişti? Zevk almıyor muydu? Kafamda bu türlü sorular varken daha da hızlanmıştım ve şimdi karyola gacır gucur sesler çıkarıyordu. Amından çıktım. Onu belinden tutup biraz daha geriye kaydırdım. Bacaklarını kaldırıp havaya dikince amı belirdi. Elimle yarağımı amına hizaladım ve yavaş yavaş tekrar içine girdim. İki yana açtığım bacaklarını omzuma koydum ve bu şekilde daha şiddetle sikmeye başladım. Yarak darbelerimle vücudu altımda sallanıyordu. Yengemden yavaş yavaş “Aah, aah!” diye sesler gelmeye başlamıştı. Yatağın çıkardığı sesler daha şiddetliydi bu sefer. Yukarıda annemle babamın yatak odası vardı. Onların yataktan çıkan sesleri duyuyor olabileceklerini düşündüm.
    Bu kez bacaklarını tekrar ayırdım ve “Bacaklarını iyice ayır, tut onları!” dedim. Yengem dediğimi yaparak bacaklarını iki yana iyice açtı ve alttan kalçalarını tuttu. Yatak başından tutarak güç aldım ve var gücümle öne doğru bastırınca, yarağımın taşaklarıma kadar amına girdiğini sezdim. Yengemden çığlık atar gibi, “Ahh!” sesleri gelmeye başlamıştı. Yatak başından aldığım güçle hayvan gibi sikiyordum onu. Memeleri sağa sola, ileri geri sallanıp duruyordu. İnanılmaz zevk alıyordum. Her seferinde daha büyük bir güçle amına soktukça, “Nasıl? Böyle iyi mi? Ha? Söyle bana, kocan hiç sikti mi seni böyle? Hadi söyle!” deyip duruyordum. Yengemden ise sadece şiddetli, “Ahh!” sesleri geliyordu.
    Odanın içi, yatağın gıcırdaması, yengemin, ‘Aah aah’ sesleri, taşaklarımın kasıklarına çarptıkça çıkan ‘Şlap şlap’ sesleri ile dolmuştu. Boşalmaya niyetim yoktu. Onu hayvan gibi sikerken altımda iki büklüm olmuştu. Amından çıktım ve birşey demesine fırsat vermeden yüz üstü çevirdim. Dizlerinin üzerinde doğrulmasını istedim. Elleriyle yatak başından tutarak destek aldı ve dizlerinin üzerinde domaldı. Arkasında yerimi aldım.
    Göt yanaklarını iki yana iyice açınca oldukça kıllı ve bir çukur gibi duran göt deliği belirdi. Başparmağımla deliğine bastırdım. Parmağım vıcık vıcık ter içinde kaldı. Sert kılları hissetmiştim. Başını ve belini iyice eğmesini söyledim. Bacaklarını ayırdım. Yarağımı tekrar amına soktum. Belinden sıkıca tuttum ve gittikçe hızlanmaya başladım. Yengem yine, “Ahh, ahh!” sesleri çıkarmaya başlamış, yatak da az önceki gibi sallanmaya ve gıcırdamaya başlamıştı. Kalçalarına çarpan kasıklarımdan çıkan sesler odanın içinde yankılanıyordu.
    Yengem yatak başından sıkıca tutmuş acı içinde inlerken, ben boşalacağımı anladım. Daha hızlı ve daha sert sikmeye başladım. Yengem aldığı yarak darbeleriyle, “Imm, ahh, ohhh, ığhh!” diye inlerken elimi saçına attım ve uzun saçlarını elime doladım. Bir elimle belini tutmuş, diğeriyle saçına sıkıca asılmıştım şimdi. Boşalmama birkaç saniye kalmışken daha hızlı ve daha sert pompalamaya başladım. Ve sonunda zevk dalgası tüm vücudumu sardı. Elektrik çarpmış gibi oldum. Tüm döllerimi amına akıttım. İnanılmaz bir zevk almıştım. Daha önce hep para karşılığı kadınlarla beraber olmuştum. Kısa süre içinde kadını sikip boşalıyordum. Ama şimdi benim bir karım vardı ve onu nasıl istersem sikebiliyordum. Bir süre daha amına sokup çıkarmaya devam ettim. Yatağın gıcırdamaları azaldı. Derken yavaş yavaş amından çıktım. Odadan çıkıp banyoya geçtim...
    Yarağımın üzerinin döllerim ve yengemin amının sıvıları ile kaplandığını gördüm. Tuvalet kâğıdı ile yarağımı iyice sildim. İçeri geçtim ve ışığı yaktım. Yengem yatağın kenarında oturuyordu. Dağılmış bir haldeydi. Ter içinde kalmış, saçları dağılmıştı. Geceliğinin açık yakasından memelerinin üst kısmı, altında toplanmış geceliğinin kenarından beyaz kalçaları görünüyordu. Hiçbir şey demeden yere bakıyordu. Yanına gittim. Yarağımın kalkıklığı henüz geçmemiş, ona doğru uzanıyordu. Yengem o esnada yarağımı görünce elini ağzına götürdü. Ona, “Bak sevgilim, az önce bu yarağı yedin!” dedim. Yarağım damarlarının içine dolan kanla kıpkırmızı bir haldeydi. Elini tutup yarağıma değdirdim. Çekmek istedi ama engel oldum, “Tut onu, korkma!” dedim. Elimi çekince yengem küçük elleriyle yarağımı okşamaya başladı. Ona, “Zevk aldın mı bebeğim?” diye sorunca sessiz kaldı. Tekrar sorunca kızarmış bir yüzle bana bakıp, başını ‘Evet’ anlamında salladı. O anda dünyalar benim olmuştu.
    Bir süre bu şekilde okşayınca yarağım yine sertleşmeye ve kalkmaya başlamıştı. Onu elinden tutup kaldırdım ve içeriye salona götürdüm. Yatak odası ve banyonun ışığı salona vuruyordu. Ortadaki masaya domalttım. Elleriyle masanın kenarlarından sıkıca tutuyordu. Bacaklarını açmasını söyledim. Ardından götünün yanaklarını iyice ayırınca alttan beliren amına yavaş yavaş girdim. Gittikçe hızlanmaya ve daha sert abanmaya başladım. Masa az önce yatağın çıkardığına benzer sesler çıkarmaya başladı. Masanın üzeri henüz toplanmamıştı. Üzerinde kadınlardan arta kalan bardaklar, tabaklar, çatal ve kaşıklar vardı. Masanın ayaklarından gelen gıcırdama sesleriyle birlikte tabak çatalların birbirine değerken çıkardığı sesler de geliyordu şimdi.
    Göt yanakları kasık darbelerimle birlikte şiddetle yaylanıyor, terli vücutlarımızdan gelen ‘Şlap şlap’ sesleri odayı dolduruyordu. Masanın karşısındaki duvarda büyük bir ayna vardı ve kendimizi görebiliyorduk. Yüzünden zevk aldığı belli oluyordu. Gözlerini kapatmış bir halde kısık sesle inliyor, hızlı hızlı nefes alıp veriyordu. Büyük memeleri deli gibi sallanıyordu sürekli. Aynadaki görüntü beni daha da azdırmıştı ve hızlandıkça hızlandım. Abandıkça abandım. Masanın üstündeki tabak çanaklar birbirine vuruyor, titrerken sesler çıkarıyordu. Derken kenarda duran bir tabakla içindeki bardağın çıplak parke zemine düşüp kırılma sesi geldi. Ama ben aynı şekilde onu sikmeye devam ediyordum. Yengem bir ara paniğe kapılır gibi oldu. Ama daha sonra az önceki gibi yüksek sesle, “Ahh, ahh!” diye sesler çıkarmaya başlamış, kendini yarağıma doğru gerisin geri iter olmuştu. Götünü sağa sola oynatarak yarağıma bastırıyordu. Yarağım taşaklarıma kadar amındaydı yine. Aldığım zevki tarif edemiyorum. Birkaç dakika bu şekilde devam ettik. Boşalacağımı anlayınca aniden amından çıktım. Hemen boşalmak istemiyordum çünkü.
    Yengem aniden amından çıktığım için şaşırmış gibiydi. Onu köşedeki tekli koltuğa oturttum ve götünü iyice havaya dikecek şekilde bacaklarını iki yana açmasını söyledim. Koltuğun üzerinde iki büklüm oldu, dediğim gibi yapınca götü havaya dikildi ve amı iyice belli oldu ve ortaya çıktı. Şimdi banyonun ışığı tam üzerimize geliyordu. Yengemin etli am dudaklarının arasındaki sulu deliğine yarağımı tek hamlede soktum. Amının içi sıcacıktı ve iyice ıslandığı için girip çıkarken zorlanmıyordum.
    Ayaklarımı geriye attım ve koltuğun kenarlarından tutarak şınav çeker gibi yengemin amına girip çıkmaya başladım. Bu pozisyonda ağır ağır hareket ediyor, yarağımı amının en derinlerine kadar sokuyor ve çıkarıyordum. Üzerinde eğilip kalkıyor, eğildiğim zaman yarağım amının derinliklerine girerken, dudaklarını öpüyor, emiyordum. Yengem, “Imm, ığhh!” diyerek inliyor, gözleri kapalı halde dudaklarını emiyordu. Yavaş yavaş hızlanmaya başladım. Koltuk, yengemin ağırlığı ve benim abanmalarım nedeniyle yerinde oynamaya başlamıştı. Parke zeminin üzerinde takır tukur sallandıkça evin içinde yankılanıyordu sesler.
    Kısa bir süre için amından çıktım ve dizlerimi iyice bükerek yarağımı tekrar amına soktum. Bu şekilde daha güçlü bir şekilde sikmeye başladım. Yengem koltuğun üzerinde iki büklüm, bacaklarını havaya dikmiş haldeydi. Koltuğun kenarlarından sıkıca tutan kollarıma tutundu ve bacaklarını omzuma koydu. Yorulduğu belliydi. Ben daha hızlı ve daha güçlü şekilde sikerken sürekli, “Ahh, ımm, ohh, ahh!” diye diye söyleniyor, omzuma koyduğu bacakları yaylanıp sallanıyordu. Bu pozisyonda koltuğun çıkardığı sesler de çoğalmış, koltuk geriye doğru hareket etmeye başlamıştı. Koltuğun ayakları zemine şiddetle çarptıkça çıkan seslere yengemin inlemeleri ve kasıklarımın kalçalarına çarptıkça çıkan sesler karışıyordu.
    Sonunda tüm gücüm tükenmişti, vücudumu yine elektrik çarpmış gibi oldu ve döllerimi amına akıttım. Bir süre daha amında gidip geldim. Yarağımı çıkarınca üzerinin ilk seferdeki gibi döllerim ve yengemin amının sıvıları ile kaplandığını gördüm. Döllerim amından kasıklarına ve koltuğa akıyordu. Onu tutarak ayağa kaldırdım. Beli tutulmuş gibiydi ve, “Aay, ahh!” diyerek belini tutuyordu. Onu koltuğa oturttum. Daha sonra banyoya girdim ve duşu açtım. Sıcak suyun gelmesini beklerden içeri geçip yengemi elinden tutarak kaldırdım, “Hadi birtanem, gel yıkanalım!” dedim. Birlikte banyoya girdik. Sıcak su bizi kendimize getirmişti. Karı koca birbirimizi güzelce yıkadık.
    Banyodan sonra kurulandık ve beraber yatağa girdik. Yengem geceliğini, ben de külotumu giymiştim. Ona, “Zevk aldın mı?” diye sorunca çok utandı. Üsteleyince, “Evet!” dedi. Sonra o da bana, “Sen aldın mı?” diye sordu. “Hem de çok!” dedim, onu alnından öptüm. Birbirimize sarıldık. O sırada yengem, “Birşey soracağım, ama doğru cevap ver!” dedi. “Ne soracaksın, sor!” dedim. Benden sürekli gerçeği söylemem için söz vermemi istiyordu. Sonunda, “Tamam, söz, hadi sor!” dedim. Bana, “O akşam geldiğinde banyoda külotuma boşalmışsın...” dedi. Bunu söylerken kıkır kıkır gülüyordu. Ben bunu unutmuştum, “Çok mu utandın?” diye sordum. “Yoo, niye utanayım ki? Sen benim kocamsın sonuçta! Beni çok mu istemiştin o akşam?” dedi. “Evet, niye sordun şimdi bunu?” dedim. Yüzünde gülümseme vardı, “Biliyormusun, ben de seni çok istemiştim!” dedi. Birbirimize sarıldık ve uyuduk...
    [Osman]
    Arkadaşlar telefon numarası ve e-posta adresleri paylaşmak yasaktır farkettigimi banlarım. Birde konulara abuk subuk yorumlar yapmayın yine banlarım sevgi ve saygılarım la

  2. #2
    ShadowTrus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ShadowTrus isimli Üye şimdilik offline konumundadır Moderator
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    24
    Mesajlar
    527

    Post Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum! (2)

    Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum! (2)


    Sabahın erken bir saatinde uyandım. Birtakım sesler geliyordu. Tak tuk, tak tuk. Sesler biraz kesilir gibi oluyor, ama arkasından yeniden başlıyordu. Ortalık yeni yeni aydınlanıyordu. Yengem, yani karım göğsüme başını koymuş horul horul uyuyordu. Yavaşça kolumu başının altından çektim. Kolum uyuşmuştu. Onu uyandırmamak için sessizce hareket ediyordum. Yavaşça ayağa kalktım. Sesler devam ediyordu. Ne olduğunu anlamaya çalışmam fazla zamanımı almadı. Sesler üst kattan, annemle babamın yatak odasından geliyordu. Onların yatağından geliyordu sesler. Annemle babam sikişiyorlardı ve bu esnada yataktan sesler geliyordu. Yatağın ayakları zemine vuruyordu ve bu sesler o vurma sesleriydi. Bir süre sabit bir hızla gelen sesler gittikçe hızlandı. Üst katımda şiddetli bir sikişme yaşanıyordu ve sikişenler annemle babamdı. Böyle bir olaya ilk defa şahit oluyordum. Babam 55 yaşında emekliydi. Yaşına göre dinç bir adamdır. Annemse 51 yaşında bir kadındır. Ve benim gerdek gecemin sabahında sikişiyorlardı.
    O anda külotumun içindeki yarağım sertleşmeye ve kalkmaya başladı. Babam annemi sikiyordu ve benim yarağımı kaldırıyordu bu olay. Yengeme baktım, her şeyden habersiz yatıyordu. Derken sesler kesildi. Sikim kazık gibi olmuştu. Yatağa girip uykuya daldım. Uyandığım zaman Yengem yanımda yoktu. Perdeler çekili olduğundan içerisi loştu. Salona geçince yengemi gördüm. Giyinmişti ve salonu, mutfağı topluyordu. Dünkü halinden çok uzaktı, üzerinde çiçekli basma bir etek, uzun kollu bir gömlekle yelek vardı. Başını ve omuzlarını büyük bir türbanla örtmüştü. Beni görünce, “Günaydın!” dedi. “Günaydın!” dedim ben de. “Çay demledim, istersen kahvaltı yap!” dedi. Banyoya geçip elimi yüzümü yıkadım. Çıkınca mutfağa geçtim. Güzel bir kahvaltı sofrası hazırlamıştı.
    Beraber kahvaltımızı yaptık. Saat 10’a geliyordu. Karım, “Birazdan çocuklar gelir. Yatak odasını toplayayım mı, yoksa sen yatar mısın yine?” dedi. “Belki yatarım biraz daha.” dedim. Kahvaltıdan sonra tekrar yatak odasına döndüm. Yatağa girdim. Annemle babamın sikişmeleri geldi aklıma. Çocuklar gelmeden karımı yine sikmek istiyordum. Kendisine seslenince, “Efendim?” diyerek içeri geldi. “Yanıma gel hadi, gel buraya!” deyince, “Olmaz, çocuklar gelir birazdan!” dedi. Ama ben sinirlenmiştim. “Gelirlerse yukarı göndeririz!” dedim. Yataktan kalkıp onu kollarından tuttum. “Yapma, çocuklar gelir!” demesine aldırış etmeden başını eğerek karyola demirleri arasındaki geniş boşluğa soktum ve domalttım. “Başını çıkarmaya çalışma, yoksa fena olur” dedim sinirle. Korkmuş gibiydi, ses çıkarmıyordu. Elleriyle karyola demirlerinden sıkıca tutmuştu. Bu haliyle parmaklıklardan kafasını uzatan bir mahkûm gibiydi. Arkasındaki yerimi alıp uzun basma eteğini beline sıyırdım. Dizlerine gelen siyah bir çorap giymişti. Altında beyaz pamuklu bir külot vardı. Onu da aşağı sıyırıp ayağından çıkarttım. Karşımda kıllı göt deliği ve etli ve sulu amcığı ile kaldı. Külotumu çıkardım ve yarağımı sıvazlamaya başladım.
    Dizlerimin üzerine çöktüm. Ağzımı amına atarak amını emmeye, yalamaya başladım. Bir anda irkildi. Amından ter ve sabun kokuları geliyordu. Amını yaladıkça tedirginliği azalmaya başlamış, “Aay, ımm, ahh!” demeye başlamıştı. Başı demirlerin arasında, elleriyle demirleri sıkıca tutuyordu. Amı yalandıkça sulanmaya başlamıştı. Ağzım karımın amının zevk suları ile ıslanmışken, ellerimle göt yanaklarını sıkıyor, yoğuruyordum. Hayatımda ilk defa bir kadının amını yalıyordum. Karım için de bu ilkti, sürekli inliyor, “Aay, ahh, yapma, aay, ımm!” diyordu. Başımı amına iyice gömmüştüm. O sırada saçlarımda elini hissettim. Aldığı zevkten olacak başımı okşamaya başlamıştı.
    Başparmağımı kıllı göt deliğine bastırdım. Yavaşça ucunu sokmaya çalışırken “Yapma, ahh, olmaz, yapma, ahh!” demeye başlayınca ben de daha fazla ileri gitmedim. Yumuşacık ve bembeyaz göt yanaklarını, kalçalarını deli gibi öpüyor, yalıyor ve yoğuruyordum. Yarağım kazık gibiydi, ama hemen amına girmek istemiyor, gidebildiğim kadar gitmek istiyordum. O ise inlemeye devam edip saçlarımı okşuyordu. Parmağımı bu kez amına sokmaya başladım. Orta parmağım kolayca içine girmişti, amının içi fırın gibiydi. İşaret ve yüzük parmaklarımı da beraber sokunca daha yüksek sesle inlemeye başlamıştı. Odanın içini, “Ahh, ımm!” diye diye inletiyordu. Parmaklarımı yarak gibi kullanıyor, hızlı hızlı sokup çıkarıyordum. “Ahh, aay, ımm!” diye çıldıracakmış gibi inlerken, beni de daha çok azdırıyordu.
    O anda kapı çalındı. Küçük kızı gelmiş, “Anne, anne?” diye kapıyı yumrukluyordu. Ben parmaklamaya devam ediyordum. “Yapma, kızım geldi, sonra yaparsın, kapıyı açayım!” dedi. Ben ise, “Bırak şimdi kızını, kapıyı açmayız, o da yukarı çıkar birazdan!” dedim. Kızının kapıyı çalmasından tedirgin olmuştu ve bu nedenle kendini kasıyordu. Amcığı, amında çalışan parmaklarımı bir mengene gibi sıkıyor, göt deliği bir açılıp bir kapanıyordu. Gerginlikten yumuşacık kalçaları ve göt yanakları sertleşmişti. “Aşkım rahat ol, utanma. Biz ayıp bir şey yapmıyoruz. Hem zaten birazdan gider kapı açılmadığı için!” dedim.
    Gerçekten de biraz sonra büyük kızı Özge’nin sesini duyduk. Küçük kardeşini zorla yukarı çıkarmaya çalışıyor, ona, “Hadi gel, sonra gelirsin. Annem meşgul şu an. Gel hadi!” diyordu. Evet, annesi gerçekten çok meşguldü. Özge’nin kardeşine neden böyle söylediğini anlıyordum ve dün gece dudaklarını ısırırken, aslında annesinin yerinde olmak istediğini biliyordum.
    Kızlar kapının önünde konuşurlarken, ben annelerinin amında dilimle çalışmaya ve amına parmaklarımı sokmaya devam ediyordum. Ve sonunda kızlar yukarı çıkınca, anneleri rahatlamış, eskisi gibi inlemeye devam ediyordu. Dizlerim ağrımıştı ve artık amına girmek için yanıp tutuşuyordum. Doğruldum, yarağımı sıvazladım ve amına yavaşça soktum. Amının içi kaygandı, kalçalarından sıkıca tutarak pompalamaya başladım. Srekli inliyor, “Ahh, ımm, ohh!” diye diye beni azdırıyordu. Ben hızlandıkça kasıklarım kalçalarına daha şiddetle çarpıyor ve daha çok ses çıkarıyordu.
    Omuzları karyolanın demirlerine çarpıyor, başını ise ancak sağa sola çevirebiliyordu. Elleriyle karyola demirlerine sıkıca tutunmuş destek almaya çalışıyordu. Ben gittikçe hızlandım. İnanılmaz zevk alıyordum. Karyola şiddetle sallanıyor, gacır gucur sesler çıkarıyordu. Göt yanakları kasıklarım çarptıkça titriyordu. Boşalmaya yaklaştıkça hızlandım ve daha çok abandım. Ve en sonunda tıpkı dün geceki gibi beynimden ayak uçlarıma kadar zevk dalgası vücudumu sardı. Döllerimi amına akıttım. Ama amında gidip gelmeye devam ettim. Karımı sikmek bana çok büyük zevk veriyordu. Amından çıktım. Döllerim kasıklarından bacaklarına akıyordu. “Başına dikkat et!” diyerek yavaşça onu geriye çektim. Omuzlarını tutuyordu, “Kemiklerim ağrıdı!” dedi. Üzerini toparlayıp, külotunu giyindi. Bir şey demeden içeriye geçti.
    Bense aldığım zevkten dolayı çok mutluydum. Yatağın üzerine uzandım. Kalkık olan yarağım tavana doğru bakıyordu halen. Biraz sonra geldi ve “Yıkanmayacak mısın?” diye sordu. Kalkıp banyoya girdim. O daha soyunmamıştı, “Hadi sen de gel!” dedim. Biraz sonra o da çıplak halde duşa kabinin içine girdi. Beraber yıkanmaya başladık. Birbirimizi sabunlarken benim sikim yeniden kalkmaya başlamıştı. Büyük ve sarkık memeleri beni inanılmaz tahrik ediyordu. Suyun altında hafifçe eğilip memelerini emmeye ve ısırmaya başladım. Ellerimle yoğurdukça, “Ne yapıyorsun, çocuklar yine gelirler şimdi. Akşam yaparsın!” diyordu. Sürekli çocuklarına yakalanma korkusu yaşıyordu. Ona, “Rahat ol, bırak kendini!” dedim, ama o konuşmaya devam ediyordu.
    O konuşurken yüzünü duvara çevirdim ve “Duvara tutun! Sıkıca tutun!” dedim. Dediğimi yapıp duvara tutunmuştu, ki ne olduğunu anlayamadan götünü iki yana açtım ve arkadan amına yarağımı soktum. Bu şekilde sikmeye başladım. Pompaladıkça koca memeleri ve göt yanakları sallanıp duruyordu. Suyun sesi inlemelerini bastırıyordu. Ama suyun altında kalçalarına çarpan kasıklarımdan daha şiddetli sesler geliyordu. Uçları beyazlamaya başlamış saçlarını bir elimle sıkıca tuttum, diğer elimle de alttan memesini tutmuştum. Dizlerimi bükerek amına giriyor, sonra doğrularak amından çıkıyordum. Bu şekilde fazla dayanamadım ve amına boşaldım. Vücudumda ne kadar döl varsa hepsini karımın amına boşaltmıştım.
    Amından çıkınca yıkanmaya devam ettik. Ona, “Mutlu musun? Zevk alıyor musun?” diye sorunca, “Evet, ama çocuklara yakalanmayalım ne olur!” dedi. “Sen merak etme, daha ne sikişler yaşayacağız!” dedim ve onu dudaklarından öptüm. Banyodan çıkmış, üzerimizi giyinmiştik ki, bir süre sonra kapı tekrar çalındı. Açınca küçük kızını gördüm. “Anne, anne?” diye içeri koştu ve annesini görünce hemen sarıldı...
    Akşam üzeri annemlere çıktık ve onun elini öptük. Babam dışardaydı. Kızlarsa aşağıda kalmışlardı. Karım mutfağa gidip çay hazırlarken, annem kulağıma eğildi, “Aferin oğlum, gece karını nasıl bağırttığını duydum. Artık bir erkek torun verir bize!” diyerek güldü. Annemin bu sözlerine hem kızmış hem de sevinmiştim. Acaba sesleri babam da duymuş muydu? Yine de bilmezlikten gelerek, “Ne sesleri?” dedim. “Oğlum, bırak şimdi. Karını nasıl bağırttığını duydum. Bütün gece inlettin kadını!” dedi gülerek. “Babamla bizi mi dinlediniz?” diye sorunca, “Yok oğlum, baban horlaya horlaya yattı bütün gece. Ben dinledim. Oğlumun gerdek gecesi öylece yatamazdım ya!” dedi. Anlaşılan annem bütün gece bizi dinlemiş, tahrik olmuştu ve sabaha karşı da babamla sikişmişti. Babamın gece yaşananlardan habersiz olması hoşuma gitti. Öbür türlü ben karımı sikerken onun beni dinlemesi çok tuhaf olurdu. Annem bu konuyu kapatacakmış gibi değildi, “Nasıl yavrum, karın seni memnun ediyor mu? İyi kadındır, sana iyi karılık yapar!” dedi. Bu konuşmaları beni kızdırmaya başlamıştı. Ben de sonunda dayanamadım ve “Sizin odadan sabahın altısında tak tuk sesler geliyordu. Onlar neydi öyle? Uykumu kaçırdı!” deyince, annem yüzünü öbür tarafa çevirdi. Kıpkırmızı olmuştu. Bir daha da bu konudan bahsetmedi.
    Akşam kızlar evdeydi. Karım güzel bir yemek yapmıştı. Gece olunca odamıza çekildik. Kızlar arka odada yatıyorlardı. Karım odaya girince hemen soyunmasını istedim. Yatağa sırt üstü uzandırdım ve üzerine çıktım. Daha amına girmeden, “Ne olur yavaş ol, çocuklar uyanmasın!” dedi. “Sen merak etme!” dedim. Amının içinde yavaş yavaş gidip gelmeye başlamış, memelerini öpüyor ve emiyordum. O da başımı okşuyor, kollarını sırtımda dolaştırıyordu. Dün geceki tutukluğu gidiyordu yani. Ben de böyle olmasını istiyordum zaten. Kesik kesik inliyordu, etli dudaklarını öpüyor, dondurma gibi emiyordum.
    Amının içinde yavaşça gidip geldiğim için boşalmam uzun sürdü. Sonunda karımın vücudunun üzerine kendimi bıraktım. Karım sürekli boynumu, yüzümü öpüyordu. Döllerimi akıtmıştım yine amına. Amından çıkıp yanına uzandım, saçlarını okşuyor, kokluyordum. Ona, “Annem bir erkek torun bekliyor senden!” dedim. “Ben de çok istiyorum. Dua ediyorum sürekli!” dedi. Sonra da başını göğsüme dayayarak uyudu. Ben de uyumak üzereydim ki, yatak odasının kapısının önünden hafif birtakım sesler geldi. O yöne bakınca buzlu camın arkasında bir gölge gördüm. Banyonun ışığı cama vuruyordu. Özge bizi dinliyordu anlaşılan. Karım ise uyumaya devam ediyordu. Uyanmadığına göre uykusu ağırdı demek ki.
    Uykum kaçmıştı. Karımı uyandırmadan kalktım. Kapıyı açıp salona geçtim. Salonun pencereyi açtım ve bir sigara yaktım. Serin hava beni kendime getirmişti. Sigaramı bitirip pencereden dışarı attım. Banyoya gidecekken kızların odasına bakmak geldi içimden. Odaları koridorun sonundaydı. Yavaşça ilerledim. Kapı hafif aralıktı. İki kız içerde uyuyordu. Ranzada altlı üstlü yatıyorlardı. Özge altta, yüzü duvara dönük olarak yatıyordu. O sırada yatakta sırt üstü döndü ve sağ bacağını kendine doğru çekince geceliği kalçalarına kadar açıldı. Bembeyaz ve dolgun kalçası sokak lambasının içeri vuran ışığında göz alıcıydı. Geceliğinin altında iki tane tümsek gibi duran memeleri nefes alıp verdikçe bir inip bir çıkıyordu. İnce geceliğinin altında meme uçları belli oluyordu.
    Özge liseyi bitirmiş, ev kızıydı. Orta boylu, yeşil gözlü, dolgun vücutlu bir kızdı. Annesi gibi türbanlıydı. Giydiği uzun ve bol eteklerinin altında meğer bir hazine taşıdığını görüyordum şimdi. Sikim kazık gibi oldu bir anda. Üzerimde sadece külot vardı. Orada ne kadar kaldığımı bilmiyorum. Özge’nin başını bana doğru çevirip baktığını görünce çok tedirgin oldum. Yatakta durmuş bana bakıyor, ben de bir elimle kapının kanadına yaslanmış ona bakıyordum. Ne tepki vereceğini merak ediyordum. Ama o hiç sesini çıkarmadan öylece bana bakmaya devam etmişti. Kalçasının meydanda olduğunu o da biliyor, ama kapatmak için bir şey yapmıyordu. Benden hoşlanıyordu ve ben de onu sikmek için yanıyordum.
    Sessizce çekildim ve salona geçtim. Banyoya girdim. Çişimi yapıp çıktığım zaman Özge’yi banyo kapısının önünde gördüm. Üzerindeki ince, beyaz geceliği içini gösteriyordu. Sarı saçları omuzlarına dökülüyordu. Meme uçları belliydi, altındaki beyaz külotu görünüyordu. Güneş görmemiş vücudu pamuk gibi beyazdı. Külotumun içinde kendini belli eden yarağıma bakıyordu o anda. Dayanamadım ve elinden tutup onu mutfağa götürdüm. Hiç tepki vermiyordu.
    Mutfağa girince kapıyı aralık bırakacak kadar kapadım. Ardından geceliğinin yakasını açarak memelerine yumuldum. Onları emiyor, öpüyordum. Özge başımı tutmuş okşuyordu. Memeleri büyük ve dolgundu, annesininki gibi sarkık değildi. Onları emdikçe Özge’den kısık kısık inlemeler gelmeye başlamış, yüzümü, yanaklarımı sıkıyordu. Onu hemen domaltıp sikmek için neler vermezdim! Dizlerimin üzerine çöküp geceliğini yukarı sıyırdım. Külotunu da aşağı sıyırınca karşımda diri ve etli amcığını buldum. Amı biraz kıllıydı. Am dudaklarını emmeye başlamamla birlikte Özge’nin nefes alışverişleri hızlandı. Elleriyle başımı mengene gibi sıkıyordu. Ellerimle her iki memesini hamur gibi yoğuruyor, sıkıyordum. Dilim amının içindeydi, amı sulanmıştı. Ses çıkmasın diye çok uğraşıyorduk ikimiz de. Özge nefesi kesilecekmiş gibiydi, derin derin hırıltılar geliyordu ağzından. Vücudunun zangır zangır titrediğini hissediyordum. Dilim amının içinde, ellerim kalçalarını, bacaklarını okşarken inanılmaz zevk alıyordum. Kalçalarında ve bacaklarında alınmamış tüyler vardı. Okşarken pütür pütür elime geliyordu.
    Duvara dayamış, ayakta dururken onu boşaltmıştım. Bakire olduğu için onu sikemiyor, amına parmaklarımı dahi sokamıyordum. Oysa içine girmeyi çok istiyordum. Ayağa kalktım. Özge ter içinde kalmıştı. Yanaklarında, göğsünde boncuk boncuk terler vardı. Dudaklarından öpmeye başladım. Bir elimle de götünü avuçlamış, sıkıyor, yoğuruyordum. Dudaktan öpüşme konusunda bilgisi ve tecrübesi yoktu. Nasıl olsun ki? Kimle ve nezaman edinebilirdi bu tecrübeyi? Dudaklarının üzerinde ve yanaklarında hafif tüyler vardı. Öptüğüm, emdiğim zaman dudaklarıma batıyorlardı.
    Külotumun içinde kazık gibi olan sikim vücuduna değiyordu. Derken külotumu indirdim. Elini tutup sikime dokundurdum. Korkmuş gibiydi, elini geri çekmek istedi, ama ben elini sıkıca tutup yarağımı ellemesini istiyordum. Yavaş yavaş dokunmaya başladı, bir bebek gibi okşuyordu. İnce ve narin parmaklarını yarağımda hissetmek beni azgınlığın doruğuna taşımıştı. Kendime hakim olmakta zorlanıyordum. Göt yanaklarında dolaşan sağ elimin orta parmağını yavaş yavaş göt deliğine yaklaştırdım. Parmağım deliğin ağzına gelmişti. Deliğin ağzındaki sert ve sık kılları hissettim.
    Ayakta memelerine yumulmuştum o da benim yarağımı iki eliyle okşuyordu. Sağ elim götünde dolaşırken, sol elimle de kalçalarını avuçluyordum. Orta parmağımı yavaş yavaş göt deliğine sokmaya başladım. Parmağım ilk boğumuna kadar göt deliğine girince, Özge, “Hıhh!” diye bir ses çıkardı ve nefesi kesilir gibi oldu. Ama bana yapmamam, durmam için bir şey söylemiyordu. Ben de bundan cesaret aldığımdan, parmağımı götüne yavaşça sokmaya devam ettim. Göt deliğinin içindeki parmağım zonkluyordu. Dar delik parmağımı vakum gibi sıkıyordu, ama yavaş yavaş parmağımı daha derinlere sokmayı başarmıştım. Derken parmağım köküne kadar içine girmişti. Özge, “Hığh, hığh!” diye diye nefes alıp veriyor, kendini kasıyordu. Memelerinin uçları sertleşmişti, göt yanaklarını sıkıyor, gözleri kaymış bir şekilde tavana bakıyordu.
    Bu arada yarağımı tutmayı bırakmış, kollarıyla sırtıma sıkıca tutunmuştu. Parmağımı götüne sokup çıkardıkça, o da sırtıma daha fazla bastırıyor, tırnakları sanki etimi delecekmiş gibi oluyordu. O anda diğer elimi de amına attım ve am dudaklarını parmak uçlarımla sıkmaya başladım. Parmaklarımı içine sokamasam da, dışından amını ovalıyordum. Ayakta parmaklarımla sikiyordum onu. Özge ise parmak uçlarında doğruluyor, hırıltılar çıkartarak, nefesi kesilecekmiş gibi soluk alıp veriyordu.
    Sırtımda gezinen ellerinde gücün tükendiğini hissettim. Kollarını iki yana sarkıttı bir anda. Göt deliğindeki parmağımı yavaşça çıkarttım. Parmağım ağrıyordu. Delik mengene gibi sıkmıştı parmağımı. Onu yavaşça kendimden uzaklaştırdım, ama ellerimle tutmaya devam ediyordum. Bir dakika kadar sonra kendine gelir gibi oldu. Nefes alış verişleri düzeldi. Gözlerimin içine baygın baygın bakıyordu. Hiçbir şey demeden yerdeki külotunu alıp giyindi. Saçını başını toparlayıp gitti.
    Ben de külotumu giyindim ve banyoya girdim, ellerimi iyice yıkadım. Yarağımdan sıvılar geliyordu, neredeyse boşalacaktım. Sabaha kadar bekleyemezdim, banyoda 31 çekmeye başladım. Elime bir miktar tuvalet kâğıdı aldım. Kısa bir sürede boşaldım ve döllerimi tuvalet kâğıdına akıttım. Banyonun zeminine, duvarına attırmak istemiyordum. Karım, yada kızlardan biri anlamasın diye, döl dolu tuvalet kâğıdını klozete atıp sifonu çektim.
    Yatak odasına girdiğimde, karım bıraktığım gibi uyumaya devam ediyordu...
    [Osman]
    facebook27 likes this.
    Arkadaşlar telefon numarası ve e-posta adresleri paylaşmak yasaktır farkettigimi banlarım. Birde konulara abuk subuk yorumlar yapmayın yine banlarım sevgi ve saygılarım la

  3. #3
    ShadowTrus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ShadowTrus isimli Üye şimdilik offline konumundadır Moderator
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    24
    Mesajlar
    527

    Post

    Evlenmiştim ama balayına çıkamıyordum. Karımı alıp bir yerlere gitmek, tatil yapmak istiyordum. Ama küçük kızı Esra’nın okulu vardı. Karım işe gideceğimi bildiğinden erkenden kalkmış, kahvaltıyı hazırlamıştı. Banyoya girip aceleyle yıkandım. Giyinip mutfağa geçtim. Küçük kızı kahvaltı yapıyordu. Annelerinin benimle evlenmesine tepki göstermemişlerdi. Bunda geleneklerine çok bağlı bir kadın olan annelerinin büyük payı vardı. Zaten karımla uzaktan akrabaydık. Karım Esra’ya, “Ablan nerde? Git çağır, uyandır!” deyince, “Bırak kızı yatsın!” dedim. “Sana ayıp olmasın diye söyledim ben!” deyince, “Yok canım, ne ayıbı!” dedim. Özge’yi gecenin bir yarısı parmaklarımla siktiğimden haberi yoktu annesinin.
    Halen uykum vardı. O gün iş yerinde akşamı zor ettim. Akşam kapıyı karım açtı. Onu yanaklarından öptüm. “Hoş geldin!” diyerek terliklerimi uzattı. Salona geçince Özge ile karşılaştım. Dün geceden beri ilk defa görüyordum. Uzun koyu mavi bir eteği ve aynı renk türbanı vardı. Beyaz bluzunun altından sutyeni belli oluyordu. Annesi, “Kızım git içerde üstüne bir şey giy!” diyerek adeta onu kovdu. Kızlar annelerinden çok korkuyor, ona karşı ses çıkaramıyorlardı. Özge hiç itiraz etmeden içeriye geçti. Biraz sonra üzerine bir yelek giymiş olarak döndü.
    Karım güzel yemek yapıyordu. Hep birlikte yemeğimizi yedik. Karım bana hizmette kusur etmemeye çalışıyor, etrafımda pervane gibi dönüyordu. Sonunda dayanamadım ve “Sen otur yanıma, kızlarına söyle onlar yapsın. Kocaman kız ikisi de!” dedim. Karım, “Ne bileyim, alışkanlık işte!” dedi. Israr edince yanıma oturdu. Özge ile Esra yemekten sonra çay ve meyve getirdiler. Özge’nin bakışları sanki bana mesaj veriyor gibiydi. Karıma, “Özge bütün gün evde oturuyor, benim işlerime yardımcı olacak birine ihtiyacım var. Hepsine yetişemiyorum. Benim yanımda çalışsın. Hem bir şeyler öğrenir, hem de para kazanır!” dedim. Karım, “Babası çalışmasını istemezdi. Sen niye böyle istiyorsun?” deyince, “Çalışmayıp da ne yapacak? Akşama kadar seninle kız. Bırak bir şeyler öğrensin!” dedim. Sonra Özge’ye, “İster misin?” diye sorunca, “Evet, çok isterim!” dedi. Böylelikle Özge bundan sonra yanımda çalışacaktı. Ve onu sikmek için fırsat elime geçmişti.
    Gece karımla yatak odamıza geçince küçük bir gece lambasını aşağıdaki prize taktım ve karımı, üstündekilerini çıkartmadan, yatağa uzandırdım. Ben tamamen soyunup çıplak kalınca gömleğinin düğmelerini yavaş yavaş açtım. Altında atleti vardı, onun da altına sutyen giymişti. Koltuk altlarından hafif bir ter kokusu geliyordu. Atletini yukarı sıyırıp, sutyeni gözükünce, sutyenin üzerinden memelerini öpmeye başladım. Sutyeni aşağı sıyırıp meme uçlarını çıkardım ve onları emmeye, ısırmaya, yalamaya başladım. Karım inlemeye başlamıştı. Eliyle başımı okşuyordu. Elimi basma eteğinin altına soktum. Dizlerine gelen paçalı bir külot giymişti, ama külotu kalçalarını sıkıyordu. Lastiğinden tutarak onu sıyırdım. Elimi amına attığım zaman amı çoktan sulanmıştı. Parmaklarımı sokup çıkartmaya başladım. Karım sessizce soluk alıp veriyor, hafif hafif inliyordu. Amının içindeki elim vıcık vıcık olmuştu. Dudaklarını, memelerini emdikçe yarağım kazık gibi oldu.
    Daha fazla dayanamadım, karımı tamamen soydum. Bu gece onu sessizce sikmeye niyetim yoktu. Gerdek gecesindeki gibi bağırtmak istiyordum. Bacaklarını omzuma attım. Alttan amına yarağımı sokunca derin bir inleme sesi çıkardı. Belinden tutarak amına sokup çıkarmaya başladım. Karım yatağın kenarlarından tutmuştu. Yarak darbelerimle memeleri löpür löpür sallanıyordu. Daha fazla ve daha güçlü pompalamaya başlayınca yatak gıcırdamaya başladı yine.
    “Ah, yapma, yavaş ol kurban olayım, ah, çocuklar uyanacak!” dedikçe, ben durmak bilmeden hızlı hızlı sikiyordum. Bir süre bu pozisyonda siktikten sonra amından çıktım. Sağ bacağını altıma alıp onu yan çevirdim. Sol ayağını dizlerinden kırarak kaldırdım ve alttan beliren amına sokmaya başladım. Karım bir taraftan aldığı zevkle inlerken, çocuklar uyanacak diye korkuyordu. Bu pozisyonda daha güçlü sikebiliyordum. Karım altımda inim inim inliyor, yatağın kenarından ve karyolanın demirinden tutunmuş destek almaya çalışıyordu.
    Sol ayağını alıp bu sefer omzuma koydum ve ellerimle yatak başından tutunup destek aldım. Bir anda yüklenince, karım, “Ahh!” diye bir feryat kopardı. Yatak deli gibi sallanmaya başlamış, karım altımda acı çekiyordu. Her seferinde karyolanın demirlerinden tutunup kendimi öne doğru bastırıyordum, bu şekilde yarağım amına köküne kadar giriyordu. Yatağın sallandığını Özge’nin duymasını istiyor, başına gelecekleri öğrensin istiyordum. Yakın bir zamanda onu da böyle sikmek istiyordum çünkü.
    Karım altımda iki büklüm olmuştu. Memeleri deli gibi sallanıyordu. Yüzünde zevk ve acı ile utanç vardı. Kızlarına karşı mahcup olduğunu düşünüyordu. İki çocuk annesi bir kadın olarak böylesine sikişmek, kocası tarafından sikilmek onun da hakkıydı, ama o sürekli çocuklarına ayıp oluyor diye düşünüyordu.
    Kafamın içi böyle düşüncelerle dolu iken bir anda patladım ve döllerimi karımın amına akıttım. Amında gidip gelmeye bir süre daha devam ettim. Amından çıkıp omzumdaki bacağını indirince, karım, “Ah, anam anam, ah!” diye söylendi bir süre. Yataktan kalkıp belini tuttu. Yatağın altındaki külotunu alıp giydi, üzerine de geceliğini giyip yatağa girdi yeniden. Ben de külotumu giymiştim o sıra. Göğsüme uzanıp beni göğsümden öptü, kulağıma, “Çocuklar duymamıştır değil mi?” diye sorunca, onu teskin etmek için, “Yok canım, duymamışlardır!” dedim. Sonra da, “Hem duysalar ne olacak? Sen benim helalim değil misin?” dedim. Gülerek, “Evet, öyleyim! Sen de benim helalimsin!” dedi. Onu alnından öptüm. Karım beş dakika sonra horlamaya başlamıştı. Sikiştikten sonra böyle uykusu geliyordu. Ama benim de gelmişti uykum. Kendime daha fazla hakim olamadım ve derin bir uykuya daldım.
    Sabah beni karım uyandırdı. Uyku iyi gelmiş, kendimi zinde hissediyordum. Karım, “Kızlar kahvaltı yapıyor, sen geç banyoya!” deyince, elimi eteğinin üzerinden götünde dolaştırdım ve “Sen de gel, beraber yıkanalım!” dedim. “Olmaz, siz gidince yıkanırım ben!” dedi. Banyoya girip duşu açtım. Sıcak suyun altında epey kalıp kendime geldim. Banyodan sonra karım, “Birşeyler ye, öyle çıkarsın.” dedi, ama çok aç değildim. Kızlarla beraber çıktık. Özge uzun ceviz yeşili bir etek giymiş, başını da aynı renk bir türbanla bağlamıştı. Üzerine de dar bir pembe gömlek giymiş, ayağında yüksek topuklu bir ayakkabı vardı. Özge ön koltuğa, Esra arka koltuğa geçti. Esra’yı okula bıraktıktan sonra işyerime geldik.
    Gıda toptancılığı işi yapıyordum. Benden başka 5 kişi vardı ve hepsi erkekti. Çoğu da bizim uzak yakın akrabalardı. Kaç zamandır telefonlara bakacak, işleri düzene sokacak bir eleman arıyordum. Deneyimli olmasına gerek yoktu. Özge bu işi kolayca yapabilirdi. İlk defa çalışacağı için çok heyecanlıydı. Kendisine ne yapması gerektiğini anlattım. İlk gün onun açısından güzel geçmişti. İş biraz hareketliydi. Telefon trafiği çok oluyordu özellikle. Akşam eve dönerken arabada koltukta uyuya kaldı. İlk kez çalıştığından bu kadar hareket onu yormuştu. Akşam yemekten sonra biraz bizimle oturduktan sonra, “Benim çok uykum var.” diyerek odasına geçti.
    Gece odamıza çekildiğimiz zaman karımla yine güzel bir sikiş yaşadık. Karıma, “Hiç 69 yaptın mı?” diye sorunca, “O nedir?” diye cevap verdi. Bu cevabına çok güldüm. Onu tamamen soydum ve ben de soyundum. Alta uzandım ve onu 69 pozisyonunda üzerime çıkarttım. Kalkık yarağım yüzüne bakıyordu, onun beyaz ve tombul göt yanaklarının arasındaki etli ve sulu amcığı ise benim yüzümdeydi. Bana, “Ben ne yapacağım?” deyince, ona, “Yarağımı yala!” dedim. Başını geriye atıp, “Tövbe tövbe! O ne demek?” deyince, ben onun amına dilimle yumuldum. Hafif bir inilti çıkardı. Dilimle amının içine giriyor, am dudaklarını emiyordum. Derken ben bir şey demeye kalmadan, o da yarağımı yalamaya başladı. Acemi olduğu belliydi. Yarağımın kafasını dudaklarının arasına almıştı. Ona, “Dilinle yala, dondurma gibi yala!” deyince bu sefer dilini çıkarıp dondurma gibi yalamaya başladı. Nasıl yapacağını bilmiyor ama kolayca öğreniyordu.
    Göt yanaklarını iki yana iyice açmış, bir taraftan dilim amının içindeyken, parmaklarımla da amını ovalıyordum. Ama aklım sürekli kıllı göt deliğindeydi. Amcaoğlum acaba onu hiç götünden sikmiş miydi? Benim onu götünden sikmeme izin verir miydi? Kafamda bu düşünceler varken parmağımı göt deliğinin etrafında gezdirmeye başladım. Kıllı kara deliğin etrafı terlemişti ve hafiften osuruk kokusu gibi bir koku geliyordu. Deliğin ucundaki kıllar 1 - 1,5 cm kadar uzundu. Parmaklarımla kılları hafif hafif çekiyordum. Derken parmağımı yavaş yavaş deliğine sokmaya başladım. Özlem yarağımı deli gibi emiyor, yalıyordu ve o sırada götüne bir parmağın girdiğinden haberi yoktu. Orta parmağım yavaş yavaş deliğine girmişti, kızının ki kadar dar olmadığından, içinde daha rahat hareket edebiliyordum. Parmağım yarısına kadar girmişken, karım ani bir hareketle başını arkaya çevirip, “Aay, yapma, ah, yapma yapma, oradan olmaz!” demeye başladı. Ama ben sokmaya devam ediyordum. Ona, “Sen işini yap!” deyince, “Ay yapma, lütfen, çok günah!” dedi tekrar.
    Annesi kızı kadar serbest değildi. Onu incitmek istemiyor, bu işi ileriki bir zamanda yapacağımı biliyordum. Karımı götünden sikmeden duramayacağımı anlamıştım. Parmağımı çıkarınca karım aynı şekilde yarağımı emmeye devam etti. Dilim amının içine girdikçe amı sulanıyor; dilim, ağzımın kenarları zevk suları ile ıslanıyordu. Belki bazılarına mide bulandırıcı gelebilir, ama ben bundan zevk alıyordum. Karımın etli amının suları beni daha çok azdırıyordu. Karım ise yarağımın kafasını diliyle, dudaklarıyla emiyor, yalıyordu. Gittikçe daha iyi yapmaya başlamıştı. Neredeyse ağzına boşalacaktım, “Tamam, bu kadar yeter!” diyerek göt yanaklarına şaplak attım. Beyaz ve tombul göt yanakları sütlaç gibi titremişti. Karım başını kaldırıp bana baktı ve “Tamam mı? Bitti mi?” deyince, “Daha yeni başlıyoruz!” dedim.
    Ona üzerimde dönmesini söyledim. Ellerini başımın iki yanına koyarak dizlerinin üzerinde çökmüştü. Başını tutup kendime çektim ve dudaklarına yumuldum. Etli dudaklarını emmeye, ısırmaya başladım. Büyük ve sarkık memeleri göğsüme değdikçe daha çok arzuluyordum onu. Ellerimle göt yanaklarını avuçlamış, hamur gibi yoğuruyordum. O sırada ona, “Dizlerinin üzerinde hafifçe doğrul, götünü yukarı kaldır!” dedim. Dediklerimi aynen yapınca elimi yarağıma attım ve belimi hafifçe yukarı kaldırdım. Amını göremediğim için bir süre yarağımı öne arkaya, sağa sola tuttum ama sonunda amına girmeyi başardım.
    Yarağımın kafası amına ilk girdiği anda, “Uff, ımm!” diye sesler çıkardı. Belimi daha çok yukarı kaldırınca yarağım daha çok içine girmişti. Ona, “Şimdi yavaş yavaş yarağımın üzerine otur!” dedim. Ben belimi indirdikçe o da dediğim gibi götünün üstüne oturur gibi yaptı. Dirseklerini yatağa dayamasını istedim ve onu belinden tutup biraz kendime çektim. Şimdi istediğim pozisyona gelmiştik. Alttan amına pompalamaya başlayınca, “Ay, uh, ıhh!” demeye başlamıştı bile. Belimi her seferinde kaldırıp indirdikçe yarağım bir piston gibi amına girip çıkıyordu. Göt yanaklarını deli gibi avuçlamıştım bu pozisyonda. Aldığım zevkle kendime engel olamayıp elimle götüne birkaç şaplak attım. Çıkan ses odanın içinde yankılanmıştı. İnlemeyle karışık, “Ay, ah, yapma, çocuklar duyacak!” deyince kendime geldim. Karım, “Hıh, hıh!” diye diye sürekli inlerken memeleri de göğsüme temas ediyordu. Bir süre bu şekilde onu siktikten sonra ona doğrulmasını söyledim.
    Yavaş yavaş doğruldu ve yarağımın üzerinde oturur vaziyette kaldı. Yarağım taşaklarıma kadar karımın sıcacık amının içindeydi. Ona, “Sen kendin yavaş yavaş götünü kaldırıp indir!” dedim. Ellerini tuttum ve yarağımın üzerinde yaylanmaya, götünü kaldırıp indirmeye başladı. Bu şekilde ben enerji harcamıyordum. Aldığı zevkle hızlandıkça hızlandı. Başını tavana dikmiş, gözleri kapalı, “Hıh, hıh!” diye sayıklıyor, bu sırada memeleri aşağı yukarı sallanırken yataktan da ağır ağır gıcırdama sesleri geliyordu.
    Bir süre sonra derin derin nefes alıp vermeye, hırıltılar çıkarmaya başladı ve bir anda kendini üzerime bıraktı. Boşaldığını anladım. Göğsüme yığılı halde başı yanıma düşmüştü. Kesik kesik sayıklıyor, inliyordu. Saçları yüzüme değdikçe sıcaklığını hissediyordum. Ben bu kez onu belinden tutup kendime çektim ve alttan amına yine pompalamaya başladım. Gittikçe hızlandım, hızlandıkça daha çok pompaladım. Kasıklarım göt yanaklarına, kalçalarına çarptıkça şiddetli sesler çıkıyordu. Sonunda ben de dayanamadım ve karımın amına döllerimi boşalttım. O şekilde bir süre amında kaldım.
    Karım kendine gelir gibi olunca ona doğrulmasını söyledim. Dizlerinin üzerinde doğrulunca yarağımı amından çıkardım. Külçe gibi yanıma düştü ve uzandı. Gözleri sanki boş boş bakıyor gibiydi. Ona sarıldım. Boynunu, yüzünü öptüm. İkimizde su içinde kalmıştık. Karım 10-15 dakika sonra yataktan kalkıp kenardaki külotunu giydi, üzerine de geceliğini. Bana da giymem için külotumu verince yataktan kalkmadan giyindim. Daha sonra karı koca birbirimize sarılarak uyuduk...
    [Osman]
    Arkadaşlar telefon numarası ve e-posta adresleri paylaşmak yasaktır farkettigimi banlarım. Birde konulara abuk subuk yorumlar yapmayın yine banlarım sevgi ve saygılarım la

  4. #4
    ShadowTrus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ShadowTrus isimli Üye şimdilik offline konumundadır Moderator
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    24
    Mesajlar
    527
    Sabah uyandığım zaman saat altı gibiydi, karım halen yatıyordu. Banyoya geçip duşu açtım ve sıcak suyun altına girdim. Banyodan sonra traş oldum, çıktığım zaman henüz kimse uyanmamıştı. İçimdeki şeytana uyup kızların odasına doğru yürüdüm. Kapı geçen geceki gibi hafifçe aralıktı. İçeriye bakınca kızların ikisinin de mışıl mışıl uyuduğunu gördüm. Odaya geri döndüğüm zaman karım uyanmış, giyiniyordu. Yine paçalı külotu vardı üzerinde. Onun üstüne basma eteğini giyip, çiçekli bir gömlek giydi. Başını arkadan bağladı ve “Ben kahvaltıyı hazırlayayım.” diyerek mutfağa geçti. Karım aslında biraz bakımla güzelliği ortaya çıkacak bir kadındı. Ona elbiseler, iç çamaşırları alma fikri o an geldi aklıma.
    Kahvaltı yaptıktan sonra kızlarla arabaya atladık. Esra’yı okula bıraktıktan sonra Özge ile işe gittim. Diğerleri henüz gelmemişlerdi. Aklımda karışık düşünceler vardı. O anda Özge’ye baktım. Hafif bir makyaj yapmıştı. Boyu 1.65 kadar vardı, ama şimdi ayağındaki topuklularla beraber neredeyse 1.75 olmuştu. Aynı zamanda dolgun hatlı bir kızdı, 70 kilo vardı belki. Uzun ve bol mavi eteğinin üstüne, beyaz bir gömlek giymişti, gömleğin içinde ip askılı beyaz bir bluzu vardı, sutyenin askıları da belli oluyordu. Başına da eteği ile aynı renk bir türban takmıştı. Ona, “Niye böyle süslendin?” diye azarlarcasına sorunca ürktü, “Şey, ee...” falan deyince daha da kızdım. “Burada sadece erkekler çalışıyor. Giyimine kuşamına dikkat et. Birdaha makyaj falan yok!” dedim. Bana bakarak ağlamaklı bir sesle, “Ben senin için yaptım. Diğerleri beni ilgilendirmiyor. Yoksa beğenmedin mi?” dedi. Gözlerinden yaşların süzüldüğünü gördüm. Gözüne sürdüğü iki parça boya şimdi yanaklarından akıyordu. Bu sefer kendime kızdım. Ama cesaretine de şaşırmıştım. Bana açık açık ilanı aşk ediyordu.
    “Ben senin annenle evliyim. Geçen gece olanlar bir hataydı!” diye kendisine yem atınca, “Hayır, böyle söyleme. Ben seni seviyorum. Annem çok şanslı bir kadın. Onun yerinde olmak isterdim!” dedi. Annesiyle evli olmam onun için önemli değildi. Beni sevdiğini söylüyordu.
    Diğerleri her an gelebilirdi, o nedenle ters bir şey yapmamalıydım. “Lavaboya geçip yüzünü temizle, istersen makyaj yap yeniden!” dedim. Gülerek içeri geçti. Biraz sonra da diğerleri geldiler. Aslında bu kadar kızmama gerek yoktu. Diğer çalışanlar hem akrabaydı, hem de Özge’nin kim olduğunu iyi biliyorlardı. Kalkıp ona yan gözle bakmayacaklarını çok iyi biliyordum, ama yine de onu kıskanmıştım.
    Akşam altı gibi paydos ediyorduk. Elemanlar tek tek çıktılar. Ben Özge ile kaldım. Onu sikmek için yanıp tutuşuyordum. İşyerinin kapısını içerden kilitledim. Özge ise masasında notlarına bakıyordu. Yazıhanem içerde kalıyordu. Onu elinden tutup kaldırdım. “Nereye? Çıkıyor muyuz?” diye sordu. Cevap vermeden onu yazıhaneme soktum. Özge her şeyi anlamıştı. Onu kucakladığım gibi masamın üzerine oturttum. Ardından dudaklarına yapıştım. “Dudaklarını serbest bırak!” deyip, alttaki etli dudağını emmeye başladım. Dilimi ağzının içine soktum. Dudaklarını küçük küçük ısırıyordum. Dudaklarının üzerindeki, çenesindeki hafif tüyler dudaklarıma batıyordu.
    Ellerimi gömleğinin üzerinden memelerine attım. Onları sıkmaya, okşamaya başladım. Özge hafif hafif inlemeye başlamıştı. Gözleri sürekli kapalıydı. Bir elimi eteğinin içinden soktum ve kalçasını avuçladım. Hafif tüylü dolgun kalçasını okşadıkça yarağım da pantolonumu yırtacakmışçasına zorluyordu. Karşısında soyunup çırılçıplak kaldım. Özge havaya dikilmiş haşmetli yarağıma bakıyordu. Uzun ve kalın bir sopa gibiydi; ben bir şey demeden elini yarağıma attı ve okşamaya başladı. Ben ellerimi kalçalarıma atmış, Özge yarağımı okşuyor ve sürekli kıkır kıkır gülüyordu. İnce, narin parmakları yarağımın yanında küçücük kalıyordu. Çok büyük zevk alıyordum.
    Daha sonra masanın önündeki kanepeye oturdum. Yarağımı tuttum, bacaklarımı açtım ve Özge’ye eğilmesini söyledim. Özge masadan indi ve önümde eğildi ama bu şekilde dengede duramadığı için diz çöktü. Emirlere itaat eden bir köle gibiydi, ne desem yapıyordu. Başını tuttum ve “Yaklaş!” dedim. Özge kanepenin minderlerinden tutundu, bana doğru daha doğrusu yarağıma doğru eğildi. “Ağzını aç!” dedim fısıldar gibi. Bana bakınca başparmaklarımla yanaklarını okşadım ve “Hadi, aç ağzını!” dedim tekrar. Ağzını hafifçe aralayınca başından tutarak onu yarağımın kafasının önüne daha da yaklaştırdım ve “Yala!” dedim bu kez, “Dondurma yalar gibi yala!” dedim.
    Özge çekingen bir tavırla diliyle yarağımı yalamaya başladı. Yarağımın kafasına attığı dil darbeleri beni inanılmaz tahrik ediyor ve azdırıyordu. Bir süre sonra çekingenliği gitti ve bu kez dudaklarıyla emmeye başlamıştı. Bir taraftan yalıyor, bir taraftan emiyordu; gözlerimi kapatmıştım, ellerimle başını okşuyordum sürekli. Ellerini dizlerimin üzerine koydu ve bu şekilde yalamaya devam etti.
    Bu şekilde giderse kısa sürede ağzının içine patlayacaktım, ama bunu yapmaya hiç niyetim yoktu. Başını tuttum ve yavaşça geriye ittim. Özge yarağımı bırakmak istemiyor gibiydi. Bu hali hoşuma gitmişti. Dudaklarına sürdüğü ruj yarağımın kafasını boyamıştı. Onu kollarından tutup kalkmasını söyledim. Onu kaldırıp bu sefer kanepeye oturttum. Önünde diz çöktüm. Bacaklarını ayırdım ve uzun eteğini yukarı sıyırdım. Karşımda beyaz kalçaları, bacakları belirince yarağım iyice tavan yaptı. Bacaklarında alınmamış tüyler vardı.
    Kalçalarını emmeye ve yalamaya başladım. Tüyler hafif hafif dudaklarıma batıyordu. Özge derin derin inliyor, saçlarımı okşuyordu sürekli. Dilim yavaş yavaş kasıklarına yaklaştıkça inlemeleri çoğaldı. Minik, dantelli, beyaz bir külotu vardı. Amının kılları üzerinden belli oluyordu ve kasıklarında da siyah kılları, tüyleri vardı. Özge güzel ve alımlı bir kızdı, ama pek bakımlı değildi. Külotunun üzerinden parmaklarımla amını yoklamaya başlayınca, “Imm, ıhh!” diyerek inledi ve inlemeleri sürekli hale geldi. Parmaklarım amının üzerinde, kasıklarında dolaştıkça saçlarımı çekiyordu.
    Yavaşça külotunu kenarlarından tutup sıyırdım ve bacaklarından çıkardım. Amı ıslanmıştı, am dudaklarına yumulup emmeye başladım. Neredeyse o pozisyonda boşalacaktım. Özge’nin inlemeleri zaman zaman çığlıklara dönüşüyordu. Amının üzerindeki kıllar ağzıma batıyordu. O nedenle daha fazla devam etmek istemedim. Bir dahaki sefere ona temizlenmesi gerektiğini söylemem gerekiyordu. Doğruldum ve yarağımı tutarak tekrar yalamasını istedim. Özge bu sefer iştahla yarağımı emiyor, yalıyordu. Sanki acelesi varmış gibiydi. Yarağıma iki eliyle sarılmış, başını ileri geri hareket ettirerek emiyordu. Ona, “Tamam, bu kadarı yeterli!” diyerek kendimi geri çektim. Ayağa kaldırdım ve masaya domalttım.
    Elleriyle masanın kenarından sıkıca tutunmuş, ara ara arkaya bakıyordu. Eteğini beline sıyırdım ve bacaklarını ayırmasını söyledim. Göt yanaklarını tutup yoğurmaya başladım. Özge, “Ahh, ımm, ığhh!” diye diye inledikçe götüne girmek için sabırsızlanıyordum. Göt yanaklarını ayırınca, siyah bir çukura benzeyen kıllı göt deliği göründü. Götünün kenarlarına parmaklarımla dokunmaya başlayınca, “Uhh, ımm, ayy!” diyordu. Geçen gece olduğu gibi orta parmağımı yavaşça deliğine sokmaya başladım. İlk boğumuna kadar kolayca girmişti, bundan sonra yavaş yavaş sokmaya başladım. Özge deli gibi inliyor, başını sağa sola atıyordu. Parmağım deliğinin içine köküne kadar girince içinde gidip gelmeye ve çevirmeye başladım.
    Bu arada diğer elimle de amını ovalıyordum. Amı vıcık vıcık sulanmıştı, göt deliğinin ağzı da terden sırılsıklam olmuştu. Parmağım artık göt deliğinin içinde daha rahat hareket eder olmuştu ve hızlı hızlı sokup çıkardıkça Özge deli gibi inleyip, çığlık atıyor ve nefesi kesilecekmiş gibi soluk alıp veriyordu. Götünün deliğinde birkaç dakika boyunca parmağımla genişletme çalışması sonuç vermişti. Şimdi işaret parmağımı da beraberinde soktum. Özge’nin göt deliği lastik gibiydi. Parmaklarım içine girdikçe delik açılıyor, çıkardığım zaman hemen kapanıyordu. Özge’nin inlemeleri içeriyi doldurmuştu.
    Parmaklarımı deliğinden çıkardım. Çırılçıplak halde lavaboya gidip ellerimi bol sabunla yıkadım. İçeriye elimde sıvı sabun şişesi ile dönünce Özge’yi ayakta üzerini toparlarken gördüm. “Ne yapıyorsun?” diye sorunca, “Bitmedi mi? Eve gitmiyor muyuz?” diye sordu. “Hayır, daha yeni başladık! Hadi eğil, hadi korkma, canını yakmam!” dedim. Elimdeki sıvı sabunu kastederek, “Ne yapacaksın onunla?” diye sordu. “Sen eğil, öğrenirsin şimdi!” dedim.
    Dediğim gibi tekrar masanın üzerine eğildi ve kenarlarından sıkıca tutundu. Sürekli bana bakıyordu ve korktuğu anlaşılıyordu. “Ben bakireyim, lütfen yapma!” deyince, “Merak etme, yine bakire olarak kalacaksın!” dedim. Eteğini yukarı sıyırınca gördüğüm manzara inişe geçmiş yarağımı tekrar kaldırmaya yetti. Elime bol miktarda sıvı savun döküp yarağımı sabunlamaya başladım. Ardından bir miktarda göt deliğinin ağzına döktüm ve parmağımla içine yedirmeye başladım. Yarağım ve göt deliği kaygan bir hal almıştı. Yarağımı yavaşça kafasından tutarak göt deliğine bastırmaya başladım.
    Özge devamlı başı arkada, “Ay, ah, yapma, çok günah, ah, yapma!” diyordu. Ama onu bu akşam götünden sikmeden bırakmaya niyetim yoktu. “Korkma, canını yakmam!” diyerek onu sakinleştirmeye çalışıyordum. Ama o aynı şeyleri söylemeye devam ediyordu. Yarağımın kafası yavaş yavaş götünün içine girmeye başladıkça daha çok bastırmaya başladım. Kıllı göt deliği vakum gibi yarağımı sıkıyordu ama gittikçe açılıyor, açıldıkça da içine daha çok giriyordum.
    Bir süre sonra yarağım neredeyse yarısına kadar içine girmişti ki, Özge’den deli gibi sesler yükselmeye başlamıştı. Bana sürekli çıkarmam için yalvarıyordu. Ama ben kalçalarından tutarak zorlamaya ve içine girmeye çalışıyordum. Gittikçe hızlanmaya başladım. Özge yerinde kıpırdanıyor, götünü sağa sola çeviriyordu. Bu da götünde rahat gidip gelmeme engel oluyordu. Onu kalçalarından daha sıkıca tuttum ve daha çok bastırmaya başladım. Masam sağlamdı ama yavaş yavaş sallanmaya başlamıştı. Özge sıkıca tutunmuş, masaya yapışmış gibiydi. İnanılmaz bir zevk alıyordum. Daha önce para karşılığı bir kadının götünü sikmiştim, ama göt deliği amı kadar genişlemişti ve içine girip çıkarken hiç zorlanmamıştım. Ama şimdi delik yarağımı sıktıkça aldığım zevkte bir o kadar artıyordu.
    Özge’nin inlemeleri ve çığlıkları yavaş yavaş azalmış, bununla birlikte götüne daha kolay ve zorlanmadan girer olmuştum. Deliğin yarağıma yaptığı baskı boşalmamı geciktirmişti. Boşalacağıma yakın yarağımı götünden çıkardım, o anda delikten ‘Zort!’ diye bir ses geldi. Yarağımla birlikte içine giren hava böylece deliğinden çıkıyordu. Deliğin ağzı az önceki gibi kolayca kapanmamış, biraz açık kalmıştı. Yeniden içine girdim ve gidip gelmeye başladım.
    Bu şekilde birkaç dakika Özge’yi götünden siktim ve nihayetinde inanılmaz bir zevkle boşaldım. Yarağım halen götünün içindeydi, bir süre daha içinde kaldım. Yarağımı çıkardığım zaman döllerim deliğin ağzından akmaya başlamıştı ve deliğin içine giren hava, döllerimin üzerinde küçük hava kabarcıkları oluşturuyordu. Masanın üzerindeki kağıt mendilden bolca aldım ve akan dölleri, kalçalarını iyice sildim, temizledim. Aynı şekilde yarağımı da sildim.
    Sonra birlikte giyindik ve toparlandık. Özge’nin acı çektiği yüzünden belli oluyordu. Ona, “Bir zaman sonra geçer, korkma!” dedim. Bana cevap vermedi. Birlikte dükkândan çıkıp arabaya bindik. Özge koltuğa oturdu ama, “Ay, ah!” diye diye söylenmeye başladı. Ben yine aynı şekilde kısa zaman sonra acılarının biteceğini ve bundan sonra acı çekmeyeceğini söyledim. Özge eve kadar kıvranıp durdu. Arabada ona, “Vücut temizliğini ihmal etmişsin!” dediğimde hafifçe kızardı, utanmıştı. Bana, “Ben kendim yapamıyorum, tüylerimi normalde annem alıyor. Ama o da son zamanlarda seninle evlenecek diye beni ihmal etti!” dedi. Sonra da, “Anneme söylüyorum ama şu aralar da aklı bir karış havada!” deyip güldü. Neden güldüğünü anlamıştım. Sonra bir ara, “Annemle de böyle yapıyor musun?” diye sordu. “Neyi yapıyor muyum?” dedim. “Şeyi işte, anlasana!” dedi. Ben yine, “Anlamadım?” diye cevapladım. Bunun üzerine oflayıp pufladı ve ağzındaki baklayı çıkardı, “Annemi de götünden sikiyor musun?” dedi. Ona baktım ve “Hayır!” dedim. Eve gidene kadar bir daha konuşmadık. Özge alınmış gibiydi, annesini götünden sikmediğime içerlemişti sanki.
    Eve geldiğimiz zaman karım, “Ay, nerede kaldınız? Merak ettim!” dedikten sonra, Özge’ye bakıp, “Neyin var kızım? Ne oldu?” diye sorunca, ben hemen, “Yok bir şeyi, öğlen yediği yemek biraz midesini bozdu!” dedim. Özge birşey demeden odasına girdi. Biz akşam yemeğini yerken Özge bize katılmadı, o sırada banyoya girip duş aldı. Annesi, “Bu kızda bir şeyler var!” diyerek söyleniyordu. Yemekten sonra ben de duşa girdim. Çıktıktan sonra içerdekilere, “İyi geceler!” diyerek yatak odama çekildim.
    Yatağa girmiştim ki karım içeri girdi ve “Hayırdır, sen de mi rahatsızsın?” dedi. “Yok birşey, sen yatmıyor musun?” dedim. “Gelirim birazdan...” diyerek içeri geçti. O sırada ben uyumuşum. Gecenin bir vakti uyandığımda, karım yanımda, bana sarılmış halde uyuyordu...
    [Osman]
    Arkadaşlar telefon numarası ve e-posta adresleri paylaşmak yasaktır farkettigimi banlarım. Birde konulara abuk subuk yorumlar yapmayın yine banlarım sevgi ve saygılarım la

  5. #5
    ShadowTrus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    ShadowTrus isimli Üye şimdilik offline konumundadır Moderator
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    24
    Mesajlar
    527
    Aradan birkaç gün geçmişti. Özge ile beraber işe gidip gelmeye devam ediyordum. Bana karşı takındığı soğuk ve mesafeli tavrı bırakmış yeniden sıcak ve ilgili davranıyordu. Aramızdaki bu ilişkinin annesi tarafından öğrenilmesinden korktuğum için evin içinde birbirimize çok resmi davranıyorduk. Karımla birkaç gündür sikişmemiştim. İlk başlardaki azgınlığım ve isteğim şimdi yoktu. Ama karımın bundan şikâyeti yoktu. Her gece çıplak göğsüme başını koyup uyuyordu.
    Haftasonu karımı ve kızları alıp gezmeye çıktım. Karım böyle şeylere alışık değildi. Amcaoğluyla evliliğinde hep kapı arkasında kalmış, gezi, tatil gibi şeyleri bilmeyen biriydi. Şimdiyse daha ilk haftadan başka bir hayata merhaba demişti. Bundan en fazla kızlar faydalanıyordu. Beraber Lunaparka gittik. Yemek yedik. Karımın çekingen halini atmasını istiyordum. Kızlarının neşeli halini görünce, “Kızlarım sayende biraz neşelendi. Önceden böyle şeyleri bilmezlerdi. Bir de babaları ölünce iyice içlerine kapanmışlardı!” dedi. O sırada kol kola yürüyorduk. Üzerindeki uzun siyah pardesünün altındaki tombul memeleri koluma değdikçe sikimin sertleştiğini hissettim.
    Ardından bir alışveriş merkezine gittik. Kızlara ve karıma birşeyler almak istiyordum. Önce kızlara istedikleri giysilerden aldım. Epey birşeyler beğendiler. Karım kızlarına sürekli çıkışıyordu bu kadar çok şey istedikleri için. Hatta bir ara, “Babanıza karşı saygılı olun!” dedi. Kızlarının bana ‘Baba’ demelerini istiyordu. Bu çok hoşuma gitmişti. Karım bana karşı büyük bir sevgi besliyordu. Her ne kadar kızını siksem de karımın yeri başkaydı.
    Daha sonra karım için bir mağazaya girdik. Ona güzel ve seksi şeyler almak istiyordum. Birkaç etek, gömlek, bluz aldım. Başına örtmesi için renkli, şık türbanlardan aldım ve son olarak bir ayakkabı mağazasından iki çift yüksek topuklu ayakkabı. Karım bunlarla yürümekte zorlanıyordu, ama ben, “Alışırsın!” dedim. Özge ve Esra’yı unutmamış, onlara da birşeyler almıştık.
    Akşam eve gelince karımdan aldığım giysilerden giymesini istedim. Koyu krem renkli eteği giyince çok güzel oldu. Etek kalçalarını ve götünü sıkıyordu, yürürken kalçaları belli oluyor, götü bir sağa bir sola sallanıp duruyordu. Ardından üzerine beyaz bir bluz giydi. Bluzun altından sutyeni belli oluyordu. Vücuduna yapışmış gibiydi, hafif göbeğini ve memelerini belli ediyordu, kollarını sıkıca sarmıştı. Başına eteğiyle aynı renk türbanını bağladı. Daha sonra aldığım ayakkabıyı da giymesini istedim. Alışması için evin içinde giysin istiyordum. Siyah renkli ayakkabıyı giyince boyu bir anda uzamış ve bana çok seksi gelmişti. Özge ve Esra annelerinin bu halini çok sevmişlerdi. Ama Özge’nin annesine kıskançlıkla ve bana kinle baktığını görüyordum.
    Gece olunca karımla yatak odamıza çekildik. Karım soyunmaya başlamıştı ki, “Hayır, soyunma!” dedim. Onu yatağa oturttum ve yanaklarından öpmeye başladım. Dudaklarını emiyordum. Ellerini sırtımda gezdiriyordu. Onu yatağa uzandırdım, bluzunun üzerinden memelerini okşamaya başladım, elimi bluzun altından içeri sokup karnını, göbeğini okşuyordum. Bluzunu iyice yukarı sıyırınca sutyeni açığa çıktı. Memelerini öpüyor, emiyordum. Dilim göbeğinde, karnında dolaştıkça karım gıdıklanıyor gibiydi. Başımı okşuyordu. Elimi sırtının altından soktum ve altta kalan sutyeninin kopçasını açtım. Sutyeni çekip çıkarınca memeleri ortaya çıktı, bir anda uçlarını emmeye başladım. Dilim meme uçlarına değdikçe, karım hafif hafif inliyordu. Elimi eteğinin içinde soktum. Kalçalarını avuçlayıp, sıkmaya başlamıştım, elimi yavaş yavaş kasıklarına yaklaştırdıkça, karımın inlemeleri çoğaldı.
    Bu kez içine paçalı külot giymemişti. Kendisine fantezi çamaşırlarından almak istemiştim bugün, ama yanımızda kızlar vardı. Külotun üzerinden amına baskı yapıyor, parmağımı içine sokuyordum. Karım başını sağa sola çevirip duruyordu bu ara, gözleri kapalı hızlı hızlı nefes alıp veriyordu. Külotun kenarlarından tutarak aşağı sıyırdım, dizlerine kadar indirip elimi amına attım. Evlendikten sonra amını traş etmemişti, bir haftalık kıllar amını okşadıkça elime batıyordu. Kalçalarındaki tüyleri de elime geliyordu aynı zamanda. Ama bütün bunlar benim azgınlığımı azaltmıyordu. Parmaklarımı amına sokup yarak gibi kullanmaya başladım. Parmaklarım amına hızlı hızlı girip çıktıkça, karım başımı iki eliyle sıkıca okşuyor, daha fazla inliyordu. Meme uçları sertleşmiş ve şişmiş, iri birer zeytin tanesi gibi olmuştu. Onları ısırırken müthiş zevk alıyordum.
    Şimdi memelerini emmeyi bırakmış, sadece parmaklarımla onu sikerken sürekli inliyor, göğsü hızlı hızlı inip kalkıyordu. Ağzının içine diğer elimin başparmağını sokunca emmeye başladı. Parmağımı aç bir bebeğin biberonunu emmesi gibi deli gibi emiyordu. Memelerine yeniden yumuldum. Emdikçe meme uçları şişiyordu, karım artık delirmiş gibiydi; ağzının içindeki parmağımı vakum gibi çekiyordu, amındaki parmaklarım vıcık vıcık olmuştu, inlemeleri, nefes alışları çoğaldı. Ve sonunda kendinden geçip bayılır gibi olduğu zaman boşaldığını anladım. Bir süre başımı karnının üzerine koyup uyudum. Karnının içindeki guruldamaları duyabiliyordum. Başımı sürekli okşuyordu. Hafifçe doğruldum. Yüzüne baktığım zaman aldığı zevkten mi, yoksa mutluluktan mı bilmiyorum, gözlerinin kenarlarından yaşlar süzülüyordu. Onları emdim. Hafif tuzlu gözyaşları tüylü yanaklarından akıyordu. Dudaklarını emmeye ve öpmeye başladım.
    Bu süre boyunca ne gariptir ki, yarağımda bir hareket olmamış ve kalkmamıştı. Üzerimdekileri çıkarıp çıplak kaldım. Karımın başındaki türbanını açtım, saçlarını kokluyor, okşuyordum. Karımın gözlerinde bana olan aşkını görebiliyordum. Karım o sırada inik yarağımı görünce, “Senin hoşuna gitmedi mi yoksa?” dedi. “Hayır, çok sevdim, ama nedendir bilmiyorum yarağım kalkmadı!” dedim.
    Karım yatakta hafifçe doğrularak başını yarağımın kenarına getirdi ve ben bir şey demeden ağzını açıp yarağımı emmeye başladı. Dudaklarıyla yoğun bir şekilde emdikçe yarağım sertleşmeye başladı. Ucuna dili değdikçe çok hoşuma gidiyordu. O sırada ben de elimle eteğinin altından götünün yanaklarını, kalçalarını okşuyordum. Elim götünün arasında dolaştıkça aklıma Özge’nin (Annemi götünden sikiyor musun?) sorusu geliyordu. Aslında çok istediğim bir şeydi bu. Ama karımın vereceği tepkiden çekiniyordum. Biraz daha sabretmem gerekiyordu.
    Kafamda bunları düşünürken karım yarağımı iştahla emmeye, yalamaya devam ediyordu ve yarağım sertleşmiş ve kalkmıştı. Artık amına girmek için tutuşuyordum. Başını tutup çektim ve yatağa sırt üstü uzandırdım. Külotu dizlerinden ayağına inmişti, onu çabucak çıkardım. Eteğinin düğmesini ve fermuarını alttan açtım ve bacaklarından çıkardım. Dizlerine kadar gelen ten rengi çorabı ve ayağında topukluları vardı halen. Onları çıkarmak istemiyor, ayağında topuklu varken sikmek istiyordum.
    Belinin altına yastık koyarak bacaklarını omzuma attım. Yarağımı amına tek hamlede sokup, belini tutarak amında gidip gelmeye başladım. Gittikçe hızlanmaya başladım ve kasıklarıma çarpan kalçalarından sesler yükselmeye başladı. Terli vücutlarımız birbirine değdikçe çıkan sesler odada yankılanıyordu. Karım da sallanan memelerini iki eliyle tutmuş, gözlerini kapatmış inliyordu. Bense amında çalışmaya devam ediyordum. Başımın her iki yanında tavana dikilmiş bacakları omuzlarıma çarpıyordu, topuklu ayakkabı takıntım vardı ve şimdi bunu gerçekleştiriyordum.
    Bacaklarını omuzlarımdan alıp ileriye doğru ittim. Bu şekilde gidip gelmeye başladım. Yarağım oldukça sulanmış amına girip çıkarken sesler çıkarıyordu. Ancak bu pozisyonda da istediğim zevki alamıyordum. Amından çıktım; yatakta sırt üstü yatmaya devam ederken bacaklarını havaya kaldırarak kendine doğru çekmesini istedim. Karımın vücudu lastikten yapılmış gibi altımda iki büklüm oldu, onu kendime doğru çekerek götünü iyice havaya kaldırdım. Elleriyle belinden tutmuş, topuklu ayakkabıları başının üzerinde başıyla aynı hizaya gelmişti.
    Amı bir şeftali gibiydi, sanki ikiye yarılmıştı. Ellerimle yataktan destek aldım, ayakuçlarıma basıyordum, şınav çekiyormuş gibiydim sanki. Yarağımı yavaş yavaş amına soktum ve aynen şınav çekiyor gibi karımın üzerinde eğilip kalkmaya başladım. Karım altımda sürekli inliyordu. Önce yavaş yavaş girip çıkarken giderek hızlandım. Her yarak darbemde karım alta doğru düşüyor, ardından tekrar kalkıyordu. Sanki belinin altında bir yay varmış gibiydi. “Ah, yavaş, çocuklar, ah, ımm, çocuklar uyanacak, uh!” diye diye yine çocukların duymasını dert edinmişti. Altımda sikilirken kafası çocuklarındaydı.
    Karımın bu sözleri beni yavaşlatmak yerine hırslandırdı ve sinirlendirdi. Bu sefer daha büyük bir güçle amına girip çıkmaya başladım. İnlemeleri daha yüksek sesle çıkıyordu şimdi. Ancak bu pozisyonda çok enerji harcıyordum. Artık daha fazla devam edecek mecalim kalmamıştı. Daha da hızlanıp bir anda amına patladım. Bir süre daha amına girip çıktım.
    Yarağımı çıkardığım zaman döllerim kasıklarına, yatağa akıyordu. Karımı tutup doğrulttum. Belini, omuzlarını tutuyordu. Yarağım amının suları ve döllerimle kaplıydı. “Ah, belimi kırdın, ay, çocuklar uyanmamıştır umarım!” diyordu. Sırt üstü uzanıp ellerimi başımın altına koydum. Bir süre sonra ayağındaki ayakkabıları ve çoraplarını çıkardı. Geceliğini ve külotunu giyinip göğsüme uzandı. Göğsümü öperken, “İyi ki varsın. Seni çok seviyorum!” dedi. Ona sarıldım. Bir süre sonra ikimiz de uykuya dalmıştık.
    Ertesi gün işyerinde, akşam elemanlar çıkınca, ben yine Özge ile yalnız kaldım. Aradan zaman geçmiş, ama onu yeniden sikmemiştim. Özge bu duruma sitem ediyor gibiydi. Hele dün annesine hediyeler, elbiseler almam onu çok kızdırmıştı. Bütün gün bana surat yapmıştı.
    Dükkânın kapısını içeriden kilitledim. Yanına geldim, bana yüz vermiyordu. “Hadi içeri gel!” dedim, ama oralı olmuyordu. Bütün ricalarımı geri çevirince, mecburen onu kolundan tutup kaldırdım ve yazıhaneme soktum. Bir anda dudaklarına yumuldum. Özge direnir gibi oldu, ama sonunda yelkenleri suya indirdi. Ayakta durmuş adeta dudaklarını kanatırcasına emiyordum. Annesinin yerine kızını sikmek için yanıyordum. Ellerimi memelerinde, kalçalarında gezdirdim. Yarağım kazık gibi oldu. Götünü avuçlayıp bastırdım. Özge inlemeye başladı.
    Eteğinin içine elimi sokup kalçalarını, götünü avuçladım. Derken bir sürprizle karşılaştım. Özge içine tanga külot giymişti. Çok şaşırdım, “Sen böyle şeyler giyer miydin?” dedim. Gözlerime bakıp, “Senin için giyiniyorum, ama sen farkında değilsin!” dedi. Ellerim göt yanaklarında, dudaklarını, dilini deli gibi emerken artık daha fazla bekleyemeyeceğimi anladım. Soyundum ve çıplak kaldım.
    Onu masaya domalttım, eteğini yukarı sıyırıp, tangasını çıkartmadan kenara çekip, yarağımı götüne sokmaya başladım. Göt deliği geçen sefer olduğu gibi dar değildi ve daha rahat girmişti yarağım. Yarağım yarısına kadar girmişti ve Özge, “Ahh, ımm, ahh, uhh!” sesleri çıkartmaya başlamış, başını sağa sola sallıyordu. Gittikçe hızlandım. Özge geçen sefer acı çekerken, şimdi müthiş zevk alıyordu. Onunla beraber ben de zevkin doruklarındaydım. Kalçalarından sıkıca tutmuştum, Özge götünü yarağıma doğru bastırıyordu. Yarağımın göt deliğine gittikçe daha çok girdiğini görüyordum. Özgenin götü neredeyse yarağımı köküne kadar alacaktı. Yazıhanenin içi zevkten çıkardığımız seslerle dolmuştu. O esnada telefonum çaldı. Telefon masanın üzerindeydi ve karım arıyordu. Cevap vermedim. Çalan telefon Özge’yi telaşlandırmıştı.
    Biraz sonra telefon tekrar çaldı. Çalan telefon sinirimi bozmuştu. Özge’de, “Gidelim artık, sonra yaparız!” demeye başlamıştı. Asabım bozuldu. Götünden yarağımı çıkarınca, yine geçen seferdeki gibi bir ‘Zort’ sesi geldi Özge’nin götünden. Mendille yarağımı sildim. Bu işin bukadarla kalmasını istemiyordum. Özge’yi önümde omuzlarından bastırarak çömelttim. Yarağımla kafası aynı hizaya gelince, ben birşey demeden Özge yarağımı ağzına aldı. Attığı dil darbeleri beni havalara uçuruyordu. Başını sıkıca tuttum, sanki ağzının içinde ikinci bir am varmış gibiydi. Özge başını ileri geri oynatarak yarağımı emdikçe boşalmaya yaklaşmıştım. Başını arkadan sıkıca tuttum ve yarağımı ağzının derinliklerine sokmaya başladım. Sanki ağzını sikiyor gibiydim. Yarağım köküne kadar boğazına girip çıktıkça Özge kendini kurtarmaya çalışıyordu ama nafile. Kasıklarım Özge’nin yüzünde patlıyordu. Dişleri yarağıma değdikçe acı çekiyordum ama bu bana engel olmuyordu.
    En sonunda deli gibi ağzının içine patladım. Döllerim ağzının içini doldurmuş, dudaklarının kenarından akıyordu. Çenesine, türbanına bulaşmıştı. Yarağımı yavaşça çıkarınca Özge öğürmeye başladı. Yerden kalkarak lavaboya koştu. İçerde kustuğunu duyuyordum. O sırada ben de yarağımı mendille temizledim ve giyindim. Özge içeri girince sinirle gelip suratıma okkalı bir tokat attı. Bense hiç cevap veya karşılık vermedim.
    Hiç bir şey demeden üzerini toparladı, eşyalarını aldı. Beraber arabaya binip evin yolunu tuttuk. Arabada kendisine, “O tangayı nereden aldın?” diye sordum. Soruma anca birkaç dakika sonra cevap verip, “Annemin! Babam almıştı ona!” deyince çok şaşırdım...
    [Osman]
    ldrn_14 likes this.
    Arkadaşlar telefon numarası ve e-posta adresleri paylaşmak yasaktır farkettigimi banlarım. Birde konulara abuk subuk yorumlar yapmayın yine banlarım sevgi ve saygılarım la

  6. #6
    nederlerse isimli Üye şimdilik offline konumundadır Normal Üye
    Üyelik tarihi
    Aug 2012
    Yaş
    24
    Mesajlar
    16
    Sshh
    Hhhhjsghsjggshi

 

 

Benzer Konular

  1. Kamyoncu Komşumun Körpe Karısını Sikiyorum!
    Yazan ShadowTrus in forum Erotik Hikayeler (+18)
    Cevaplar: 70
    Son Mesaj: 13-09-2013, 08:39
  2. Kocası işteyken halamı sikiyorum
    Yazan kartal300 in forum Erotik Hikayeler (+18)
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 04-12-2012, 08:08
  3. 1 Sigara ya Yengemi Sikiyorum
    Yazan ShadowTrus in forum Erotik Hikayeler (+18)
    Cevaplar: 166
    Son Mesaj: 23-10-2012, 12:05
  4. Arkadaşımın Azgın Annesini Sikiyorum!
    Yazan ShadowTrus in forum Erotik Hikayeler (+18)
    Cevaplar: 136
    Son Mesaj: 02-10-2012, 08:18
  5. Felçli Komşumun Karısını Sikiyorum!
    Yazan ShadowTrus in forum Erotik Hikayeler (+18)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27-08-2012, 02:42

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •